Çocuklarda Öğrenme Motivasyonu

0
78
cocuklarda-ogrenme-motivasyonu1

Bodrum fikir atölyesinin bu hafta ki konusu psikoloji literatüründe yeni bir alan olarak ortaya çıkan ve gelişmesinde W.Wundt, W.James, J.Dewey ve E.Thorndike’ın önemli katkıları olan eğitim psikolojisi. Bireylerin okul ortamlarındaki öğrenme süreçlerini anlamayı ve geliştirmeyi amaçlamaktadır Felsefe her yaşta yapılabilir. (Clifford, 1981). Çocuklarda öğrenme motivasyonu aslında dürtüsel olarak merak duygusunun içine gizlenmiş olarak zaten mevcuttur.

Uygulamalı bir bilim alanı olan eğitim psikolojisinde öğrenme ilkelerinin incelenmesine ve okullardaki eğitim ortamlarının iyileştirilmesine yönelik kuramlar geliştirilmekte ve araştırmalar yürütülmektedir.

Okullarda eğitim-öğretimin niteliğini geliştirmek; kuşkusuz tüm eğitimcilerin, felsefecilerin ve psikologların disiplinler arası bir vizyonla birlikte çalışarak ulaşmak istedikleri ortak bir hedeftir. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin anlamaya ve doğru hedeflere yönlendirmeye çalıştıkları öğrenme motivasyonu düşük öğrencilerle ilgili olarak ortak bir kavrayışa ilerleyebilmek için önce eğitimde motivasyon (güdülenme) konusu hakkında teorik bazı bilgileri birlikte gözden geçirelim dilerseniz:

Eğitimde Güdülenme

Eğitimde güdülenme konusunu açıklayan kuramlar arasında Davranışçı Yaklaşım, Sosyal Öğrenme Kuramı, Hümanistik Yaklaşım, Bilişsel Yaklaşım, Neden Bulma Kuramı ve Başarılı Olma/Başarısızlıktan Kaçınma Gereksinmesine ilişkin araştırmalar bulunmaktadır. Davranışçı Yaklaşım ilkelerine göre, öğrencilerin öğrenmeyle ilgili olarak olumlu davranışlarını sürdürmeleri için okulda kendilerine olumlu duygular yaşatılması, başka bir deyişle ceza/yaptırımdan kaçınılması gerekmektedir.

egitimde-guduleme

Bu yaklaşımın vurgusunda, öğrenmede başarının ödüllendirilmesi (sözel ya da sembolik yollarla) önemli rol oynamaktadır. Sosyal Öğrenme Kuramı,araştırmalarında bireyi öğrenmeye motive eden üç faktörün bulunduğunu belirlemiştir.

Bunlar 1- Bireyin amacına ulaşma beklentisi, 2- Amacın birey için değeri ve 3- Bireyin yapılan işe yönelik duygusal tepkisidir (Pintrich ve Groot, 1990).

Bu doğrultuda, bireyler bir konuda eyleme geçmeden önce bilinçdışında kendilerine bazı sorular sorarlar; bu sorular; yeterince çalışırlarsa o işi başarıp başaramayacakları, başarılı olurlarsa bu başarının kendilerine ne gibi sonuçlar kazandıracağı ve bu işle ilgili hisleri hakkındadır. Bu nokta çocuklarda öğrenme motivasyonunu biraz daha derinlemesine açıklıyor.

Toplumsal yapısı içinde   sosyal bir varlık olarak başarısızlığı, belirsizliği tatmamak, ya da stresten tamamen arınmak, mümkün değildir.

Bu nedenle William James’in sözünde belirttiği gibi önemli olan; kendimizi tükenmeye karşı korumak, sosyal ilişkilerimizi güçlendirmek ve stresli ya da başarısız hissettiğimiz durumlarda yeteneklerimize güvenerek ileriye bakma cesaretini kendimizde bulmaktır.

Hümanistik yaklaşım çerçevesinde bu kuramın öncüsü Maslow, bireylerin temel gereksinimleri karşılandığında aşama aşama üst düzey gereksinimlerine doğru ilerleyebildiklerini göstermiştir. Maslow, ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramında temel gereksinimler arasında fizyolojik-bedensel ihtiyaçları, güvenlikte olma , sevme-sevilme ve kendine saygı duyma ihtiyaçlarını tanımlamıştır.

cocuklarda-ogrenme

Hiyerarşi kuramında üst düzey gereksinimler arasında ise; kişisel potansiyelimizi fark edip kendimizi gerçekleştirme, bu süreç içerisinde merakımızı giderme, bilme anlama ve estetik, yaratıcı olma gereksinimleri sayılmaktadır. Bu hiyerarşinin tanınması, eğitimde öğrencilerin motive edilmesinde rol oynamaktadır. Bilişsel Yaklaşım, davranışçı yaklaşımın öngördüğü ödül/ceza sistemi gibi dış uyarıcılar ve dıştan güdülenme yerine bireyin inanç sistemi, beklentileri, amaçları ve değerleri gibi içten güdülenme konusuna odaklanmaktadır.

Bu kurama göre, bireyin bir problemi doğru bir şekilde anlaması, çözüme ulaşması ve kendisi için belirlediği hedefe ulaşması, başlıbaşına bir ödüldür. Bilişsel yaklaşım kuramından hareketle gelişen en kapsamlı motivasyon (güdülenme) kuramı, neden bulma kuramıdır:

Neden Bulma Kuramı, bireylerin yaşamlarındaki başarı ya da başarısızlıklarla ilgili olarak sürekli bir neden bulma arayışı içine girdiklerini öne sürmektedir. Neden bulma kuramı, hipotezlerinde birinci boyut olarak; öğrencilerin başarı /başarısızlıklarını içsel faktörlerle açıklamalarının öğrenme motivasyonlarını arttırdığını tanımlamıştır. İkinci boyut olarak , öğrencilerin başarı/başarısızlıklarını durağan (değişmeyen) ya da değişken etkenlere bağladıkları ifade edilmektedir.

cocuklarda-ogrenme-motivasyonu

Durağan faktörler (örn.dersin zor olması) ileride aynı ders için başarısızlık beklentisine yol açarken, değişken faktörler (örn.o gün şanslı olmak, zihin açıklığı gibi) gelecekte başarının değişebileceği beklentisini getirmektedir. Hipotezin üçüncü ve son boyutu da; başarıyla ilgili sorumluluğun kontrol edilip edilemeyeceği yönündeki algımızla ilgilidir.

Kontrol edilebilir bir durumda başarısızlık hisseden bireyin suçluluk ve utanma duygusu hissedeceği, kontrol edilemeyen durumlarda yaşanan başarısızlığın ise bireylerde kızgınlık duygusu uyandırdığı belirtilmiştir. Güdülenme konusuyla ilgili olarak literatürde D.McClelland ve J.Atkinson tarafından yapılan araştırmalarda yer verilen diğer bir konu da Başarılı Olma/Başarısızlıktan Kaçınma Gereksinmesi’dir.

Bu görüşe göre , bireyler başarılı olma ve başarısızlıktan kaçınma ihtiyaçları açısından anlamlı düzeylerde farklılıklar göstermektedirler. Başarılı olma ihtiyacı, başarısızlıktan kaçınma ihtiyacından yüksek olan bireyler , yüksek başarı ihtiyacı olan bireyler grubunda yer almaktadır. Başarısızlıktan kaçınma ihtiyacı daha yüksek olan bireyler de düşük başarı ihtiyacı olan bireyler grubuna girmektedir (Clifford, 1981).

Aile ve kültürel çevre, bireylerin başarılı olma ihtiyacının gelişmesinde rol oynamaktadır.

Aile içinde başarı ve rekabetin cesaretlendirildiği, çocukların yaşadığı başarısızlıkların olumsuz karşılanmadığı ortamlarda, çocuklarda yüksek başarı ihtiyacının geliştiği gözlemlenmektedir (Woolfolk, 1993).

Çocuklar Neden Başarısız Olur

Amerikalı yazar ve eğitimci J.Holt, ‘Çocuklar Neden Başarısız Olur?’ isimli kitabında öğrenme sürecinin salt öğretimle aktarılan bir süreç değil, öğrenen kişinin kendi zihinsel uğraşı sonucu ve yaşamın anlamlı olduğuna dair umutlarından beslenen bir süreç olduğuna dikkatlerimizi çekmektedir. Holt, çocukların yaratıcı kapasitelerini geliştirmek ve onlarda yaşamın ilginç, merak uyandırıcı olduğu duygusunu aktive etmek için çocuk eğitiminde erken yaşlardan itibaren soru sormayı, yeni şeyler denemeyi, başka insanları memnun edememek, hata yapmak ve başarısız olmaktan korkmamayı teşvik etmemizi önermektedir.

Yazar, özellikle de öğrenmenin hangi ruh haliyle gerçekleştirildiği konusuna vurgu yapmaktadır; Holt’a göre bir öğrenme biçiminin değerini; öğrenilen şeyin ana konusu değil, öğrenmenin hangi ruh haliyle gerçekleştirildiği belirlemektedir. Yaşamla bağ kurarak, korkusuzca doğal meraklarımızı araştırarak öğrendiğimiz konular, zihnimizde yer etmektedir.

Sorunun Cevabını Bilmemek

Benzer şekilde çocuklarımıza da yaşamda yeni bir problemle karşılaştıklarında hemen sorunun cevabı bilmemeye tahammül etme sakince düşünme ve yeni çözümler yolunda ümitlerini yitirmeden ilerleyebilme sabrını kazandırabilirsek, çocuklarımızın öğrenmeye karşı çok daha hevesli tutumlar sergileyeceklerini görebiliriz. Bu da yine çocuklarda öğrenme motivasyonunu etkileyen faktörlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Çocuklarımızda öğrenme motivasyonunu arttırmak için anne babalar olarak yapabileceğimiz pek çok  şey vardır. Küçük yaşlardan itibaren  onları yaşamın içine katmak, tüm duyulara hitap eden uyaranlarla (görsel, işitsel, dokunsal, sanatsal, estetik, entelektüel vb.) hayal güçlerini  zenginleştirmek, gelişim dönemine göre başarabileceği somut hedefler göstermek, geleceğe dair birlikte güzel hayaller kurmak, bunlardan bazılarıdır.

Daha ileri düzeyde ise; başarı tanımlarını derinleştirmek (başarının sadece maddiyat ya da akademik başarı olmadığını, bilgi sahibi olmak, iyi ve ahlaklı insan olmak, gayretli ve özgüvenli birey olmak gibi anlamları olduğunu ifade etmek), kendi çocukluğumuz ve gençliğimizden örneklerle bağ kurarak onları anlamaya çalıştığımızı gösteren bir iletişim dili oluşturmak , bu yolda çocuklarda öğrenme motivasyonu ile ilgili atabileceğimiz adımlardan bazıları…

Öğrenme ve sorumluluk alma konularında çocuklarında motivasyon zorluğu yaşayan velilerimize  bir kaynak olarak meslektaşımız Bilge Akgül’ün Ocak 2011’de Timaş Yayınları’ndan baskıya giren  ‘Atom Karınca Çocuklar’ adlı kitabını öneriyorum..

Bol okumalı güzel günler dileğiyle…

Referanslar:

Akgül, B. (2011).Atom Karınca Çocuklar İstanbul: Timaş Yayınları.
Erden,M.,Akman,Y.(2011).Eğitim Psikolojisi Ankara:Arkadaş Yayınevi.
Holt,J. (1997)Çocuklar Neden Başarısız Olur? İstanbul:Sistem Yayıncılık.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER